29 Ocak 2015 Perşembe

Habsburg Hanedanlığı'nın Şehri : Viyana

Viyana 
Bratislava'ya 1 saat mesafede bulunan Avusturya'nın başkenti Viyana'da 3 gün kaldık. Avusturya'nın en kalabalık şehri olan Viyana kozmopolit ve kalabalık bir şehir. Sırtçantalı ve genç gezginlere yönelik hostel seçeneklerinden Hostel Hütteldorf u seçtik biz . 4 kişilik odada 10-14 € 'ydu. (Kahvaltı dahil) İlk indiğimiz yerde ne bir Tourist Information vardı ne de herhangi bir yön gösterici . Osman'ın telefonundan ücretli olarak internetten hostelin yerine baktık. Daha sonra biraz yürüyerek yüksek bir yerde kurulu olan hostelimize vardık. Normalde 8 kişilik oda ayırtmıştık fakat 4 kişilikler uygun olunca o odayı verdiler bize. Kaldığımız odada yaşlı bir amca vardı, İngilizce bilmiyordu. Almandı. Çat pat anlaşabildik :)  Çalışmaya geliyormuş haftada bir gelince de hostelde kalıyormuş.
Kahvaltı fena değildi , Avrupa'da gezerken kaldığımız bir çok hostel gibi açık büfe mısır gevrekleri,süt,kahve,tatlı kurabiyeler,kaşar  ve salam sucuk ürünleri vardı. Hostel çok güzeldi yani yeşil  etraf gençlerle dolu bizim odaya yaşlı amca denk gelse de:)  Hostelin konumuı da U4 Ubahna yakındı, yürüme mesafesinde. Temiz ve konaklanabilir bir hosteldi. Şimdi gelelim gezilecek yerlere .Akşam her zaman yaptığımız gibi bilinçsizce çıktık dolaştık . En ünlü caddesi Graben ve Kartnerstrasse . Strasse Almancada cadde demek.Graben akşam renkli ,ışıklı ve canlı. Caddede ilerlerken karşınıza büyük bir sütun çıkıyor. Avrupayı kasıp kavuran Büyük Veba Salgını  (Detaylı bilgi için yıklayınız) Viyana'yı terk ettiğinde 1. Leopold tarafından yaptırılyor.1693 yılında tamamlanan bu sütun barok tarzda.
Veba Sütunu
Gece çekmeyi unuttuğumuz için ertesi gün çekilen fotoğraf :)  Bu cadde üzerinde çeşitli kafeler, hediyelik eşya satan yerler, ünlü mağazalar ve kocaman bir kalabalık var.Yanınızdan geçen birçok kişinin Türkçe konuştuğunu duyabilirsiniz :)  Bu cadde üzerinden Stephanplatz Ubahna doğru yürürseniz Karnetstrasseyle kesişir 1365 yılında Gotik yapıda en Viyana'da en önemli yapılardan biri olan Stephansdom u göreceksiniz.(aziz stephan katedrali genel bilgi) Burda olmayan bazı bilgiler şunlardır. Bu katedral aynı zamanda İtalyan besteci Antonio Vivaldinin cenazesinin yapıldığı katedraldir. Aziz Stephen Katedrali 107.2 metre uzunluğunda ve 34.2 metre genişliğindedir. dört kulesi vardır. Bunların en yüksek 136,44 metre güney kulesidir.  Burada toplam 13 çan asılı. Ancak, Aziz Stephan Katedrali'nin en bilinen çanı, Pummerin, 68.3 metrelik kuzey kulesinde yer almaktadır. Lafı çok uzatmak istemiyorum ama çatısı da muhteşem bir görüntüye sahip :) 
Aziz Stephan Katedrali


 Gece ilerleyince hostelimize döndük. Ertesi gün planımızda Schonbrunn Sarayı'ydı. Schonbrunn'e gitmek için U-bahn'a(U4) binip  Schonbrunn durağında indik. Easter haftası olduğu için bahçede büyük süslü yumurtalar ve stantlar kuruluyordu. 
Schonbrunn Sarayı Bahçesi
Girdikten sonra sesli rehberimizle birlikte aldığımız biletlerin zamanını gelmesini bekliyor ve ardından içeri giriyoruz. Schönbrunn Viyana'daki kraliyet sarayı. Maria Theresa tarafından tamamlanan bina ve muhteşem bahçesi bugün bir çok turist için cazibe noktası. Bir çok saray gibi elbette ihtişamlı süslemelere ve mobilyalara sahip. Saray içindeki gezimiz bitince arkadaki çeşme ve ardındaki Gloriette'ye doğru yürümeye başladık. Saray içinde yürümekten daha keyifli ve harika bir manzaraya sahip.




Buradan sonraki durağımız  Wiener Staatsoper.Ünlü opera, dünyanın operra merkezi Mozart'dan bir parça...

Mozart,Schubert gibi ünlü sanatçıların isimleri duvarda yer alırken Opera ve Ballet diye 2 rölyef de biri sağda biri solda olmak üzere konumlanmış. Heyecanla geziyi beklerken bir kaç opera kıyafeti denemeye karar verdik :)



Rehberimiz anlatmay başlıyor,büyüleyici... Merakla beklediğim büyük gösteri salonuna girdikten sonra opera , klasik müzik gözümde daha yüceliyor ve hayranlıkla salonu seyrederken rehberimizi dinliyoruz. Oturduğumuz koltukların hepsinin önünde birden çok dil seçeneğiyle izlenebilen operanın olması oldukça güzel bir çalışma. İhtişammlı salondan bir görüntü.


Daha sonra kulisi gezdik,işin mutfağını yani :) . Bir de her yıl bir kez yapılan Opernball için bütün bu koltuklar  yerinden sökülüp büyük bir salon haline getiriliyormuş,harika :) Günün birinde gelip izlemek dileğiyle ...


Daha uzun bir yazı olmaması adına ilk bölümünü bu şekilde yayımlıyorum,gelecek bölümde ise Lunapark, Hundertwasser yapıları olacak.İyi okumalar :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder